|
ali deryahanwrote:
Güzel bir Hadis
Peygamber efendimiz demiştir ki birisi öldüğünde akrabaları cenaze işleriyle meşgul iken,son derece güzel bir kişi gelir mevtanın başının yanında durur. Kefenlendiğinde kefen ile merhumun göğsü arasına girer Definden sonra herkes evine döner, Münker ve Nekir adlı iki özel Melek gelir,öleni kişisel mahremiyet içerisinde imanı hakkında sorgulayabilmek üzere ,göğsünde duran güzel kişiyi ayırmaya çalışır. Güzel kişi der ki. ”O benim refakatim,O benim dostumdur,hiçbir şekilde Onu yalnız bırakmam.Eğer siz sorgulama için görevlendirildiyseniz,görevinizi yapınız.Onun cennete girmesini kabul ettirinceye kadar terk edemem. Sonra ölmüş arkadaşına döner der ki, ”Ben, bazen yüksek sesle bazen de kısık sesle okuduğun Kur’anım. Endişe etme,Münker ve Nekirin sorgusundan sonra üzüntü duymayacaksın. Sorgulama bitince güzel kişi Onun için Meleul Aladan(semadaki meleklerden)misk kokusuyla bezenmiş bir döşek hazırlar. Allahın Resulu(SAV) demiştir ki: Hesap gününde ne bir Peygamber,ne de bir melek, Allahın indinde Kur’andan daha imtiyazlı bir şefaatçi olamayacaktır. Lutfen bu hadisi herkese gönderiniz,çünki Resullah(SAV) demiştir ki:bir beyit dahi olsa benden olan bir bilgiyi iletiniz.Allahın lütfu hepimizin üzerine olsun. AMİN. இڿڰۣ-- இڿڰۣ--இڿڰۣ-- இڿڰۣ-- இڿڰۣ-- இڿڰۣ--இڿڰۣ--இڿڰۣ . . . . . . ¶¶¶ . . ¶¶¶.¶ .¶¶ . . . . . . .¶¶¶.¶. .¶¶¶. . .¶¶ . . . . . . ¶¶¶¶. . . ¶¶¶ . . .¶¶¶ . . . . . .¶¶¶¶¶ . . ¶¶¶¶.¶¶ .¶¶ . . . . . ¶¶¶¶. . . . ¶¶¶¶. . . ¶¶ . . . . ¶¶¶¶¶¶¶. . . . .¶¶. . . ¶¶ . . . . ¶¶¶¶¶¶¶¶. . . . ¶¶. . ¶¶ . . . . ¶¶¶¶¶¶¶¶¶ . . ¶¶. . ¶¶ . . . . . ¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶ ¶.¶¶ .¶¶. . . . .¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶.¶¶ .¶¶¶¶¶ . . . . . ¶¶.´´´´¶¶¶¶¶¶´´´´´´¶¶¶¶¶¶ .¶¶¶¶¶¶¶. . . .¶¶. ´´¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶´´¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶ . ¶¶¶¶¶¶¶ . . ¶¶. .´¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶´´´´¶¶¶¶ . .¶¶¶¶¶¶¶ . ¶¶. . ¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶´´´´¶¶¶¶ . . .¶¶¶¶¶¶. ¶¶. . ¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶´´¶¶¶¶¶ . . . .¶¶¶¶¶¶¶. . . ¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶ ´¶¶¶¶¶ . . . . . . . .¶¶. . . .´¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶ . . . . . . . ¶¶. . . . ´´´¶¶¶¶¶¶¶¶*MERHABA * *¶¶¶¶¶ . . . . . . .¶¶. . . . . .´´´´´¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶ . . . . . . ¶¶. . . . . .´´´´´´´¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶ . . . . . . ¶¶. . . . . .´´´´´´´´´¶¶¶¶¶¶¶¶ . . . . . . ¶¶. . . . . .´´´´´´´´´´´¶¶¶¶ *♥´¨) ¸.-´¸.-♥´¨) ¸.-♥¨) (¸.-´ (¸.-` ♥♥´¨) ♥.-´¯`-.- ♥ HERŞEYİN EN GÜZELİ SEN DEĞERLİ ARKADAŞIMIN OLSUN.. ALLAH(C.C.) YÂR VE YARDIMCIMIZ OLSUN..
6 days ago
|
|
|
♥мєяαℓ ♥wrote:
.¶¶ . . ¶¶¶ ..¶¶¶
. . . . . . . ¶¶¶ . . ¶¶¶.¶ .¶¶ . . . . . . .¶¶¶.¶. .¶¶¶. . .¶¶ . . . . . . ¶¶¶¶. . . ¶¶¶ . . .¶¶¶ . . . . . .¶¶¶¶¶ . . ¶¶¶¶.¶¶ .¶¶ . . . . . ¶¶¶¶. . . . ¶¶¶¶. . . ¶¶ . . . . ¶¶¶¶¶¶¶. . . . .¶¶. . . ¶¶ . . . . ¶¶¶¶¶¶¶¶. . . . ¶¶. . ¶¶ . . . . ¶¶¶¶¶¶¶¶¶ . . ¶¶. . ¶¶ . . . . . ¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶ ¶.¶¶ .¶¶. . . . .¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶.¶¶ .¶¶¶¶¶ . . . . . ¶¶.´´´´¶¶¶¶¶¶´´´´´´¶¶¶¶¶¶ .¶¶¶¶¶¶¶. . . .¶¶. ´´¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶´´¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶ . ¶¶¶¶¶¶¶ . . ¶¶. .´¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶´´´´¶¶¶¶ . .¶¶¶¶¶¶¶ . ¶¶. . ¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶´´´´¶¶¶¶ . . .¶¶¶¶¶¶. ¶¶. . ¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶´´¶¶¶¶¶ . . . .¶¶¶¶¶¶¶. . . ¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶ ´¶¶¶¶¶ . . . . . . . .¶¶. . . .´¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶ . . . . . . . ¶¶. . . . ´´´¶¶¶¶¶¶¶¶*MERHABA * *¶¶¶¶¶ . . . . . . .¶¶. . . . . .´´´´´¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶ . . . . . . ¶¶. . . . . .´´´´´´´¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶¶ . . . . . . ¶¶. . . . . .´´´´´´´´´¶¶¶¶¶¶¶¶ . . . . . . ¶¶. . . . . .´´´´´´´´´´´¶¶¶¶ *♥´¨) ¸.-´¸.-♥´¨) ¸.-♥¨) (¸.-´ (¸.-` ♥♥´¨) ♥.-´¯`-.- ♥ HAYIRLI akşamlar. HERŞEYİN EN GÜZELİ SİZ DEĞERLİ ARKADAŞIMIN OLSUN.. ALLAH(C.C.) YÂR VE YARDIMCIMIZ OLSUN..
6 days ago
|
|
|
Yaşaman İçin Ölüyorum..
Bilmiyorum artık hiçbir şeyi, yaşanmışlığın tam kıyısında olup da yaşanacaklara bakıp susmak, boğazında bir sen ile değirmeni öğütüp arşınlamak.. Bilmiyorum dedim ya işte.. Bilmiyorum... Artık hiçbir şeyi bilmiyorum... Bildiğim zamanlarımın sarhoşluğu hala bedenimde, bilinmezlere gidişler kapı eşiğimde... Küçük bir merhabaya kısılıp onun ardına iteklediğimiz ama söyleyemediğimiz, haykıramadığımız, akıtamadığımız o kadar çok çığlığımızı damarlarımızda hisseder iken sadece zorunlu merhabanın istemsiz suskun cevabını verip susmak, susarak konuşmak boynu bükük yüzlerimizle içten içe... Dokunmadan ezberlediğim, görmeden içinde kaybolduğum, tutmadan aktığım "sen" ile susmak içimde yağarak nasıldır biliyor musun? Dudaklarımı kanatırcasına ısırıp "sus" olmak.. Yağmurlar senin ile ılık damlarken tenime artık çığ buzulluğunda vuruyor damarlarıma ve ben her tanesini değdiğinde sen yapıp buharlaştırıyorum soluğumda... Soluk vermek istemiyorum içimde seninle kalıp çimenlerin üzerinde ağustos böceklerini dinlemek istiyorum ama yine kanatırcasına ısırdığım dudaklarım "sus" ları iliştiriyor dolu dolu gözlerime... Bilmiyorum dedim ya hani? Bildiklerimizin çaresizliğinde ölmek var ya hani? İyi olman için ben kendimi öldürüyorum... Çünkü artık "aşk" için son nefesimi seninle vermeye yürüyorum..... yazan cahit akay.. :::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::: Hazan Yaprakları Yine batıyor güneş, Nemli gözlerinin elasında. Gökkuşağı gibi bakışların, Batıyor Akdeniz'in ufkunda. Eylül sarısı saçların, Hazan yaprakları gibi, Eser kalmadı, Hazeran gülünden. Renk verir akşam güneşi, Bir zeytin ağacının başucundan. Çatlak dudaklarına nar çiçeği, Yüreğime gül kurusu hüzün düşer. Gülüşün yüreğimi ısıtsın, Bir dal kalmadı tutunacak, Sevdadan başka. Soğudu gülü tutan ellerim. yazan cahit akay :::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::: GÖZLERİN Güzel gözlerini alıp karanlıklara hapsettin beni Harab ettin yalnız haylinle dönebildiğim gündüzleri Çekip gitmeden önce güneşimdi gözlerin Şimdi ise aşkın kara pençeli hasreti oldu gözlerin Sözlerin acı sözlerin paramparça tüm umutlar Ne sevgi ne aşk ne de bir tutku kaldı bir tutam Gönlüm derin uykuya çekildi hasretin son bulana kadar Hala o güzel konun var düşlerimde buram buram Bir sesler duyuyorum anlamsız yada az hatırladığım ucu bucağı belli olmayan zifiri karanlıklardan sonummu bu beni ölüme çağıran hep o gözlerin... yazan cahit akay ::::::::::::::::::::::::::::::: iyi günde kötü günde insanın yanında olabilicek sevincini üzüntüsünü paylaşabilecek gerçek dostlar bulmanız dileğiyle sevgiyle kalın allah emanet olun arkadaşlarım hayırlı akşamlar sakın gülmekten vaz geçmeyin bir gülüşünüz dünyaya bedel sevgilerimle
Nov. 9
|
|
|
ali deryahanwrote:
Dumanlar içinde hasıra sarılmış gencecik bir beden...
Adı; Zübeyr bin Avvam (ra)Suçu: Müslüman olmak Yaşı: Henüz onbeş İşkence yapan: Öz bir amca Kesik kesik öksürükler içinde zulüm kokan bir ses yayılıyor etrafa. - Muhammed’in Rabbini inkar et! Seni bu işkenceden kurtarayım. Cevap bir meydan okumadır sanki:- Hayır. VALLAHi asla küfre dönmem. Bir şehâdettir bu ölümü hiçe sayan. Bu şehâdet, dumanla birlikte yükselirken semaya, ateş bir kez daha körüklenir zalimce. Bir zülümdür bu, amca merhametinin de üstünde olan.. *** İdam sehpasında bir kahraman...Adı: Hubeyb bin Adiy (ra) Suçu: Müslüman olmak ALLAH Resûl’ü Kureyşle ilgili bilgi toplamak istiyor. Âsım bin Sâbit (ra) başkanlığında on kişi toplanıyor. İçlerinde O da var. Hassan bin Sâbit (ra) şiirinde şöyle sesleniyor ona: “Ey ensarın ortasındaki şahin! Yumuşak huylulukta pırıl pırıl olan.” Asım bin Sabit ve sekiz arkadaşı yolda yüz okçunun hedefi olup, şehit oluyorlar. Hubeyb bin Adiy ve arkadaşı Mekke de esir pazarında...İntikam ateşleri içinde yanan el Haris oğulları bu isme hiç de yabancı değiller.Karar: Ateşle işkence El Haris’in kızı telaş içinde Mekke sokaklarında bağırıyor.-VALLAHi O’nu elinde büyük bir salkımdan üzüm yerken gördüm. Halbuki o zincirle bağlı hem Mekke’de bir üzüm tanesi bile yok.Her şeye rağmen gözleri önünde i’dam sehpaları hazırlanıyor Hubeyb binAdiyy’in. Mızraklar bilenmiş her şey hazır.Dilinde bir duâ: “ALLAH’ım, biz peygamberin risaletini tebliğ ettik. Bize yapılanları O’na ulaştır.”.... Ve mızraklar Hubeyb’in vücudunda.. *** Müslüman olacağını rüyasında gören bir genç...Adı: Hâlid bin Said (ra)Suçu: Müslüman olmak Ay ışığının aydınlattığı karanlık bir oda...Köşeye sinmiş, aç, susuz ve dövülerek işkence edilmiş bir beden.İşkenceyi yapan: Bir baba Üzerine kapatılan kapılar O’nu Rabbiyle baş başa bırakıyor. Şimdi ne odanın karanlığı acıtıyor içini ne de yaralarından akan kanlar. İmanın teselli etmediği yer mi var? ! Fakat bu kadar işkence kafi değil bu baba için. Mekke’nin kızgın kumlarına yatırıyor oğlunu. Yetmiyor ağır taşlar koyduruyor üzerine...Habeşli siyahi bir köle...Adı: Bilal-i Habeşi (ra) Suçu: Müslüman olmak.İşkenceyi yapan: Efendisi Umeyye bin Halef Kölesinin Müslüman olması çileden çıkartıyor o’nu:-Andolsun sen ölmedikçe yahut Muhammed’ ve onun dinini inkar etmedikçe bu azabı üstünden eksik etmeyeceğim. Ücretle tutulmuş müşrik çocukları tarafından boynundaki iple aç, susuz Mekke sokaklarında gezdiriliyor. Önce kızgın kumlara yatırılmış olacak ki, izleri hala sırtında. ALLAH ve Rasulünün aşkıyla yanan bir kalbe sahip bedeni kızgın kumlar ne kadar yakabilir ki! ? *** Urganla direğe bağlanıp bayılana kadar dövülen edep ve haya timsalidir O… Adı: Osman bin Affan (ra)Suçu: Müslüman olmak.İşkenceyi yapan: Amcası Hakem bin Ebu-l As Melekler bile haya ediyor O’dan.. *** Yeryüzünde yürüyen bir şehit...Adı: Talha bin Ubeydullah (ra) Suçu: Müslüman olmak İşkenceci: Nevfel bin Adviye İple bağlanıp işkence edilen bir sahabi de O.Ama ALLAH Rasul’ü O’ndan bahsederken “Yeryüzünde yürüyen bir şehide bakmak isteyen Talha’ya baksın” buyuruyor. *** Ve Habbab bin Eret... (ra) İşkencenin beklide en ağırı O’naydı. Efendisi Ümmü Ammar O’nu ateşe yatırır, vücudu ateşi söndürmeden kaldırmazdı. *** İşte...Bir yanda cahiliye bataklığının tam ortasında bir devir ve kalplerindeki yaratanına sığınma arzusunu kendisine bile faydası olmayan taşlarda arayan zavallı bir beşeriyet... Diğer yanda hidayet güneşinin aydınlığında asr-ı saadet denilen ve içlerinde daha dünyadayken cennetle müjdelenen nice hidayet erlerinin çıktığı bir insanlık.Peki neydi onları karanlık kuyuların güzel Yusufları yapan?Yusuf’un güzelliğine bir sebep kuyunun karanlığıydı belki de... Ya neydi onları secdelerin sultanı yapan?Sultanlığa sebep secdedeki zillet tacını giymekti belki de... Atalarının dininden ayrılıp Hak’kı dolayısıyla işkenceyi zulmü kabul ve tasdik edenler. İşte onlar... işte biz....Onların çektiklerini çekmeye hangimiz hazırız biz? ! Onlar neler çekti, biz, neler gördük?Her birimiz cahiliye kuyularında boğulmayan Yusufların aksine ahir zaman kuyularında boğulmaya talip olmuş gibiyiz! Düşünebildiği kadar insan olan insana Nebiy-yi Zişan’nın bu sözü kafi gelir herhalde: “Sizden öncekiler âhiret işlerinden arta kalan vakitlerini dünyaya harcarlardı. Sizler ise dünya işlerinden artan vakitlerinizi âhirete sarf ediyorsunuz.”İşkence edenler ve edilenler.. Dünya lezzetlerini tercih edenler ve âhireti özleyenler..Büyük bir göç var, herkes gidiyor. Zulmedenler de zulme uğrayanlar da zulme seyirci kalanlar da bu sevkiyata karşı koyamaz. Göç muhakkak. Bu göçte secdedeki zilleti tercih eden sultanların önderliğiyle ahir zaman kuyularında boğulmayan Yusuf’lar olmak duâsıyla..
Oct. 27
|
|
|
ali deryahanwrote:
Kalbinin ışığı Gecenin karanlığını bastırsın Rüyaların mutluluk yağmurlarında geçsin Gecen mutlu Kalbin huzur dolu olsun İyi akşamlar arkadaşımm...
Oct. 23
|
|
This person's network is empty (or maybe they're keeping it private).
|